|
Pop müziğin yakışıklı ve başarılı ismi Emre Altuğ 3 yıl aradan sonra çıkartacağı ‘’Kişiye Özel’’ albümü ile hayranlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Pop- tarzındaki albüm 5 HAZİRAN SALI GÜNÜ tüm müzik marketlerde yerini alacak.
ff
'Kişiye özel ' adını verdiği 5. albümünde Emre Altuğ ilk defa hem prodüktör ve müzik direktörü hem de söz yazarı-besteci kimliği ile ön plana çıkıyor. Bu yazın albümü olacak kişiye özel de sözü ve bestesi emre Altuğ’a ait toplam 7 şarkı yer alıyor.
Prodüktörlüğünü ve müzik direktörlüğünü Emre Altuğ aranjörlügünü Hacı Mustafa Ceceli’nin üstlendiği "kişiye özel " albümünde dünyaca ünlü müzisyen Dave Weckl da davul çaldı. Albümün mastering ise santana moroon 5 gibi dünyaca ünlü müzisyenlerin çalıştığı Los Angelas’ta bulunan sterling saund studio da gerçekleştirildi.
Kişiye Özel adlı albümüyle Emre Altuğ verdiği Röportajda Carpici aciklamalrda bulundu.
Aşk hastalıklı bir duygudur
Yaz albümünü "Kişiye Özel" adlı yeni albümüyle karşılayan Emre Altuğ, Kelebek'e verdiği röportajda aşk hayatına dair de çarpıcı itiraflarda bulundu
Çağla Şıkel'le ilişkisinde fırtınalı dönemin bittiğini belirten ve "Çok gelgitli dönemler oldu ama biz de insanız. Şimdi her şey yolunda" diyen Altuğ, aşkın tüm hastalıklı duyguları barındırdığını da sözlerine ekledi: "Aşk, bütün hastalıklı duyguları içinde barındıran bir durumdur. Yani hastalıklı bir haldir. İçinde paranoya ve şizofreni de var. Her aşk için bir savaşa girersin ve savaşların hepsi bir aşkın neticesinde çıkmıştır."
Sting’le sahneye çıkmak istiyorum
Dünyaca ünlü müzisyenlerle hazırladığı yeni albümü "Kişiye Özel"le listelere hızlı bir giriş yapan Emre Altuğ’la derin ve özel bir röportaja imza attık. Aşkın hastalıklı ruh hallerinden psikolojisinin bozulduğu andaki kaçışlarına kadar her şeyi anlatan Altuğ, "Artık Sting’le sahneye çıkmak istiyorum..." diyor.
Albümü kimler hazırladı?
- Albümün müzik direktörü, prodüktörü, söz yazarı ve bestecisi benim. Albümün aranjörü Mustafa Ceceli. Bir tek Kapış Kapış’ın aranjörü Volga Tamöz. Benim yazmadığım üç parça var. Bir tanesi "Gidecek Yerim mi Var" ve "Aşka Kıyamet"in bestecisi Yalçın Akyıldız’ın parçası. Bir diğeri Kapış Kapış, Şehrazat’ın nefis parçası. İlk klibimizi zaten ona çektik. Bir de "Seni Kaybettim" adlı şarkı var. O da Mustafa Ceceli’nin Antalya’da yaşayan genç bir arkadaşın parçası.
- Duyduğumuza göre "Kişiye Özel"de Dave Weckl gibi dünyaca ünlü müzisyenlerle çalışmışsınız.
- Önemli ve çok sevdiğim müzisyenler onlar. Burada da yapardık bunları elbet. Ama insan biraz da hem bu şımarıklığı yaşamak hem de buradaki dinleyicisine dünya standartlarında bir şey sunup böbürlenmek ve gururlanmak istiyor.
Aynanın karşısında kendinize baktığınız zaman neler görüyorsunuz?
- Kusurlarımı görüyorum. İnsan 36 yıl aynanın karşısında aynı surata, fiziğe bakarsa kusurlarını görmeye başlar. Gözüme ne olmuş, şuramda bir şey mi var, sivilcem mi çıkmış? Kilo mu almışım, zayıflamış mıyım?... gibi şeyler görüyorum. Bazen kendimi modumla alakalı iyi hissediyorum, bazen de çok kötü görüyorum ve dışarı çıkmak istemiyorum.
Bu albümün diğerlerinden farkı ne?
- İlk kez bu albüme süreç ayırdım ve oturup disiplinle bu albümü bitirdim. Eskiden bir şarkının aranjesini yapıp diğeri için ruh halimi bekliyordum. Evde konsantrasyonumu etkileyecek bir şey yapmadım, televizyon bile açmadım. Hatta duyacağım bir şeyden etkilenirim o kulağıma da yansır, üretimimi etkiler diye korktum. Ben hiçbir zaman yabancı, yerli kimseden bir şey çalmadım. Bir tane tatsız bir olay olmuştu bir albümde ama o şarkıyı hemen albümden çıkartarak bu hatayı telafi ettik.
Bu beste ve söz çalıntı konusu dünya müzisyenlerinin de Türkiye’deki kadar konuşulan tartışılan konu olmasa gerek...
- Amerika’da zaman geçirdiğim için biliyorum orada böyle bir konu bile geçmiyor çünkü oradaki ilişkiler güven üzerine kurulu. Ama güven kaybedilirse suç çok büyük olur. Kandırıldıklarını anladıkları an affetmiyorlar. Benim başıma şu geldi; arabamın plakası düştü ve ben aldım ön camına koydum. Ertesi gün bir yerde polis ceza yazmış plakası yok arabanın diye. Ben de hemen plakanın ön camda olduğunu belirten bir mail attım. Adamlar hemen cevap yazmışlar, arabanızın ön camında olan plakasıyla birlikte fotoğrafınızı çekin ve bize gönderin. Biz de ceza paranızı iade edelim yazmışlar hemen. Kimse; "Sen plakayı oraya sonradan koyup fotoğrafı çekersin" demiyor ki
Ünlü biri psikolojisini nasıl korur?
- (Kahkaha atıyor) ayda beş kez Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatıyorum bazen koruyamıyorsun cidden. Bu yıprandığım zamanlarda kaçıyorum buradan. Amerika’ya gidiyorum ve iki ay vakit geçiriyorum orada. Los Angelas benim için inanılmaz terapi merkezi, ağabeyim ve eşi ve yeğenlerim orada. Orada tanınmıyor olmak da beni rahatlatıyor ve ciddi anlamda kendimi yeniliyorum. Buraya oradan bakmak çok güzel. Buradaki kaosu görebiliyorsun.
Şımarıkça bir hayalinizi söyler misiniz son olarak?
- Artık Sting’le aynı sahnede olmak istiyorum. Geçen sene Sting buraya geldiğinde Arena’da ön grubu olarak çıkma fikri vardı, bu beni çok heyecanlandırmıştı. Fakat kendisi oğlunun çıkmasını istedi. Sonra Sting’le Los Angelas’ta tanıştım. Onun orada bir barı ve kulübü var. Şimdilik merhabalaşıyoruz ama bir dahaki gidişimde karşılaşırsak bir Türkiye turnesinde ön grup olarak sahneye çıkmak istediğimi bizzat kendim söylemek istiyorum. Bu şımarıkça ama güzel bir hareket olur.
Aşk bütün hastalıkları içinde barındırıyor
- Aşk paranoyak bir duygu mudur? İlişkiler hep bir deneme ve şüphecilik üzerine gördüğüm kadarıyla çünkü...
Aşk, bütün hastalıklı duyguları içinde barındıran bir durumdur. Evet deneme özellikle bizim sektörde uç boyutlarda. Güvensen de zor, güvenmesen de! Bu kadar olan bitene gözünü kulağına kapatman ve ilişkini yaşaman zor ve çaba gerektiriyor. Aşk hastalıklı bir hal. İçinde paranoyaklık ve şizofreni de var. Bütün duyguları barındırıyor. Bir şarkımda yazmıştım, Her savaş bir aşk için, her aşk bir savaş bir biçim! Her aşkın için bir savaşa giriyorsun. Bu bir kadın olabilir, vatan aşkı olabilir.
Albümde Çağla da var
- Çağla Şıkel’le olan ilişkiniz rayına oturmuş gözüküyor...
Evet her şey yolunda gidiyor gözüküyor. Çıkıp da medya önünde göz önünde yaşamaktan hoşlanmıyorum. Ben çok fazla medya önünde özel hayatımı anlatma taraftarı değilim. Bizim bile kendimizi tanımlamamız, birbirimizin hayatındaki yerini anlamamız zaman aldı.
- Çok gelgitli oldu bu zaman dilimi...
Evet... Ancak şimdi daha huzurlu ve dinginleştik kendi içimizde.
- Peki, bu albüm kamp dönemi dediniz kendiniz için. Çağla bu uzaklıktan rahatsız olup alındı mı? Yoksa albümde kendisi de yer alıyor şarkılarda diye sakince bekledi mi? Biraz uzak kaldık evet. Mutlaka düşünmüştür parçaları o da. Kaldı ki, onunla yaşadığım duygular da var bu albümde. Son üç yıl içinde yaşadığım birçok duygu var albümde.
Emre Altuğ Biyografisi
14 Nisan 1970'de, sabah saat 8:30'da ailenin 2. oğlu olarak İstanbul'da doğdu. Babası diş hekimi, annesi ise ev hanımı. Çocukluğu Levent ve Akatlar' da geçti.
İlkokulu Şair Behçet Kemal Çağlar İlköğretim Okulu'nda bitirdi. Eğitim hayatına Şişli Terakki Lisesinde devam etti.
Ortaokuldan itibaren tüm ilgisi koro, gitar ve tiyatroya yönelen Emre, liseden mezun olduktan sonra "Üstün Başarıyla" İstanbul Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümüne girdi.
90'lı yıllarda, dönemin ünlü sanatçıları olan Sezen Aksu, Nilüfer, Sertab Erener, Levent Yüksel gibi isimlerle vokalistlik yapmaya başladı. Vokallik yaptığı sırada tiyatrodan da uzak kalmayan Altuğ, o dönem 3 sezon boyunca Haldun Dormen tiyatrosu' nda çeşitli oyunlarda rol aldı 1998 yılında Topkapı Müzik'le ilk albümünü yapmak üzere anlaştı. İki yıl süren bir süreç sonucunda "İbret-i Alem" ortaya çıktı."İbret-i Alem"'in 1999 yılındaki başarısıyla beraber, Emre 100'den fazla konserde sevenleriyle buluştu. Şırnak, Silopi'de verdiği konserle ilk konser veren sanatçı ünvanını kazandı.
İlk albümünün ardından Mustafa Uğurlu ve Arzu Yanardağ'ın oynadığı "Asansör" filminde rol aldı. Ayrıca "Asansör" film müzikleri albümünde söz, müzik ve yorumu kendine ait olan şarkılarla yer aldı. Sonraları eski Türk filmlerinin yeniden çekilmesi projesinde rol alan sanatçı, "Ağaçlar Ayakta Ölür" ve "Halk Çocuğu" gibi filmlerde oynadı. 2000 yılı tiyatro sezonunda Haldun Dormen tarafından sahnelenen, başlıca rollerinde Perihan Savaş, Selçuk Yöntem, Bülent Kayabaş, Nilgün Belgün'ün yer aldığı geniş bir kadroya sahip olan "Bir Kış Öyküsü" müzikalinde oynadı.
Askerliğini 2001 yılında Zonguldak'ta yaptı. Askerliğinin ardından Aralık 2002 de vizyona giren "Kolay Para" adlı sinema filminde başrolü Mustafa Uğurlu ve Şebnem Dönmez'le paylaştı.
21 Şubat 2003'de "Sıcak" adlı ikinci albümünü, 2004 yılında da "Dudak Dudağa" adlı üçüncü albümünü çıkardı.
Emre Altuğ Kişeye Özel Albüm Şarkı Sözleri
Şans
Senin Tenin Senin Kokun
Seni Kaybettim
Hoşgeldin
Kişiye Özel
Neyleyim
Şenlik Tadında
Sevişme Onlarla
Ortam İnsanı
Kapış Kapış
Şans
Bu vücudun içinde olmasada şansım
Bir tebessüm yüzünde küsmem mi lazım
Her yeni bir günde dönerse diye şansım
Bir ümit bekleyince nefessiz kaldım
İnan banaa sen başkaydın
Gerçek diye kendimi kandırdım
Bilseydim yalanmış umursarmıydım şansı
Bilseydim yalanmış buymuş hayatın dansı
Senin Tenin Senin Kokun
Yine yalnizim yine bu dört duvar içinde
Degismiyor çok uzaklar gece gunduz bi biçimde
Seni düsündüm birde bugün gibi yine dünde
Sen kokan giysiler bugun hala üzerimde
Senin tenin benim huzur yerim
Senin kokun nefes alma sebebim
Ne yersin ne içersin
Sadece kalbim bunu bilsin
Sevgili bulduysan yoklugunda dayanamam buna
Seni kaybettim
Ama bu son vedaydı demedim
Tek avuntum tek umudum bu
Ne desen seni hala özlüyorum
Gözlerim görmüyor artık
Ne önemi var
Kalbim çarpmıyor artık
Ne gereği var
Ellerim tutmuyor artık
Neden tutsun sen yoksun
Hoşgeldin
Yeni tanışmış olsak da
Sanki ben seni çoktandır biliyorum
Taze aşıklar olsak da
Her sabah sana çiçek topluyorum
Seni seviyorum
Etkilenme ondan bundan
Kader kısmet belli baştan
Hoşgeldin bu benim yüreğim
İster sığın ister dirinn
Sen seç kendi hayatın
Herkes birşey söyler
Sen kalbini dinle
Kişiye Özel
Kişiye özel bir gösterinin anısı
Elimde camdan kalbi
Kırıklarının içinde acısı var
Bu bir pandomim yok ki cümlesi
Sakın beni aramaa
Sen bu satırları okurken
Ben çoktan çekip gittm şehirden
Benden önce neysen şimdi osun
İlacın ne tedavisi belli
İçinde ben yokum
Zira çoktan yazılmış sana bunun reçetesi
Sakın beni arama
Sen bu satırları okurken
Ben çoktan çekip gittim şehirden
Belki aşksızlıktan ölücem ama
Yine sana dönmücemm
Bu kış yüzüm gülmedi
Ama ben bide yazı beklicem
Neyleyim
Neyleyim üç günlük ömrümü
Bu gönül sensiz hiç güldü mü
Sevgilim önüme ölümü sunsan
Ben içerim kendim geçerim
Senin için senden vazgeçerim
Sunsan ben içerim kendimden geçerim
senin için benden vazgeçerim
Ben yağmuru gözlerinde
Bülbülü dillerinde
Günahı bedeninde tanıyıp sevmişim
Dönmüyor yedi cihan
Esir olmuş zaman
Şarabı dudağından içip öyle sevmişim
Şenlik Tadında
İçimdeki meleklerin esiri oldum baştan
Ne yaptım ne ettiysem sonrası inan aşktan
Her savaş bir aşk için
Her aşk bir savaş için
Kanımın son damlası sadece tatlım bizim için
Seninle kaldığımız yerden şarkı söyleyelim
Hadi hadi beni al yanına
Aşk damarlarında aksıın
Sonra şenlik tadında
Geçsin bütün hayatın
Sevişme Onlarla
Gittiğin son bulduğu gün olsada ömrümün
Aşkın anlamı sen olsanda içimde sözlüğün
Altı üstü bir olsada sensiz yeryüzünün
Gururum beni engellerse giderken susarım
Dur diyemem kahrolurum mafolurum
Ah kıyamam kul köle kurban olurum
Kimseyle öpüşme
Kimseye sarılma
Kimseyi sevme asla
Sevişme onlarla
Ortam İnsanı
Belki çok özel belki süpersin
Bence tam bir fosforlu fenersin
Kendi kendine oyunlarındaa
Sende bir gün kaybolur gidersin
Kalpsiz ortam insanıı
Sen anlamassın gururu
Yalnız ortam insanı
(burda emrenn söylediğini hiç anlamadım ses yüksekti )
Bilkii hayat çok bölümdür
Bazen sevinç bazen hüzündür
Ama unutma yalnız giren
Yalnız ölür
Kapış Kapış
Öyle bir bakış at kii
Kalmasın taş taş üstüne
Sen aşkı öyle bi yaşat ki
taşsın yüreğinde
Ateşe kat içindeki saklı cenneti
Zaten sevişiyorsun benimle Vücut dilinde
Hakkını verelim bu aşkın
Namusunu kurtaralım mı
Yediden yetmişe nam salalım
Dillere slogan olalım mı
Aman ha arayı bozmayalım biz
Sakın ha sıradan olmayalım biz
Elimize geçen bu fırsatı
Sevişe sevişe kullanalım biz
|