| İngilizce'de Zamirler |
|
Pro:...nın yerine, ileriye. Noun: Isim (gramatikal olarak)
Bu yüzden “Pronoun” ifadesi ismin yerine geçen yani zamir demektir.Şimdilik özne olan ve nesne olan zamirleri göreceğiz. İngilizce'de Zamirler. English PRONOUNS. Dersi Dersleri. Nedir Nelerdir Nasıl Yapılır Kullanılır Kullanımı Kullanılışı. Örnekleri Örnek Cümleler.
Subject Pronouns Object Pronouns Subject Pronouns’ lar mutlaka çekimli bir fiilden önce gelirler. Bu nedenle zaten bu zamirler özne; fiiller de yüklem oluyor. Object Pronouns’lar da mutlaka çekilmiş fiillerden sonra gelirler. Yukarıdaki tablodan da gördüğümüz gibi bazı özne ve nesne zamirleri birbirinin aynıdır. Bir cümlede böyle zamirlerin özne veya nesne olduklarını anlamak için bunların fiilden önce - sonra geldiğine bakmak gerekir. Not: Özneler daima yalın haldedir. Kitap, okul, Ali gibi. Kitabi, okulda, Ali’ye gibi hal ekleri almış durumda kesinlikle özne olamazlar. Verilen Bir Cümlenin Zamanını Bulma Bir cümlede zamanını bulmak için önce asıl fiile sonra da yardımcı fiillere bakılır. Bunların özelliğine göre cümlenin hangi zamanla kurulduğuna karar verilir. We had been conducting the experiment. (Deneyleri yapmaktaydık) Be + V1.....ing olduğundan “Continuous”lu bir zamandır diyoruz. Have var, “Perfect” ; ve V2 formda olduğu için de “Past” olduğunu söylüyoruz. Böylece cümlemizin zamanı “Past Perfect Continuous”tur.
Conduct: Yapmak, yürütmek, Beraber götürmek Aşağıda yazacağımız cümlelerin zamanları da aynı mantıkla bulunur. She will be waiting for us this time next week. (O gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor olacak) (Burada “for” bir edattır. Edatların kullanımı dilden dile farklılık arz eder. Ingilizce’de bazı fiiller edatla kullanılır. Wait for: ...için beklemek gibi. Biz yukarıdaki cümleyi çevirirken “O, gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor olacak” deriz. Ama bir Ingiliz bu cümleyi düşünürken “O, gelecek hafta bu zamanda bizim için bekliyor olacak” der.) My father was watching them. (Babam onları izliyordu.) I have seen it before. (Onu daha önce görmüşüm.) He often critizes us. (O sık sık eleştirir.) Thay had been struggling for victory. (Onlar zafer için mücadele etmekteydiler.) Struggle for: ...için mücadele etmek We stadied English at university. (Biz üniversitede Inglizce çalıştık.)
At: ...de, ...da. (Süreklilik arzeder. Ev, hastane, üniversite gibi süreklilik gerektiren ifadelerle kullanılır.) Zamanların Kullanıldığı Yerler : Olay, bir noktada olup bitmişse,Simple
Zaman çizelgesinden de gözlenebileceği gibi Simple Past ile Past Continuous çakışıyor. Bu yüzden ikisi aynı yerde kullanılabilir ve birbirinin yerini alabilirler. Geçmişte iki olay çakışmıyorsa, biri diğerinden önce oluşmuşsa Perfect’ te gideriz. Past Perfect, past öncesi bir noktada; Past Perfect Continuous ise, past öncesi devamlılık gösteren bir olayda oluşmuş ve ikisi çakışıyor demektir. Past Perfect, geçmişin öncesi olduğu için kompleks bir cümledeki iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz. Şimdi bu dört zamanın alternatif cümle kurma formlarını inceleyelim: 1.) Gerek Simple Past, gerekse de Past Continuous tek başına bir cümlede kullanılabilirler. I saw them last night. (S. Past) I was sleeping last night at ten o’clock. (Past Continuous) 2.) Cümlede iki cümlecik var - iki yüklem - ve çakışmışsa ikisi de Simple Past olabilir.
I saw him when he entered the room. 3.) Iki cümlecik var ve çakışmışsa biri S. Past, diğeri Past Continuous olabilir. Hangisi önce, hangisi sonra önemli değildir.
When you phoned, I was sleeping. (I was sleeping when you phoned.) 4.) Iki cümlecik var ve çakışıyorsa ikisi de Past Continuous olabilir.
I was reading the newspaper while my wife was watching TV.
a) Bir cümlede iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz. Geçmişte iki olaydan biri önce, biri de sonra oluşmuşsa; yani olaylar çakışmıyorsa; Önce cümle çözümlenecek. Bu iki olaydan önceye giden Past Perfect, sonra olan S. Past’tır.
The lesson had started when I arrived there. Burada geçmişte meydana gelen iki olay vardır. Bunlar, çakışmamakta ve biri diğerinden önce meydana gelmiştir. Önce olan Past Perfect ile sonra olan S. Past ile ifade edilmelidir. Bu durumdaki cümle kuruluşunda başka alternatifler de vardır. Önceki Past Perfect Continuous, sonraki Past Continuous veya diğer formlar da olabilir.
My mother had been serving the table when I arrived home.
My mother was serving the table when I arrived home. Türkçe’de “Hazırlamaktaydı” ve “Hazırlıyordu” aynı anlamda kullanılmaktadır. İngilizce’de, bunlar tamamen ayrı anlamdadır. “Hazırlamaktaydı” ifadesinde,ben eve gittiğimde annemin yaptığı eylemi görmüyorum, çünkü eylem olmuş, bitmiştir. “Hazırlıyordu” ifadesinde ise, benim eve gitmemle annemin yaptığı eylem çakışmış; ben annemin yaptığı eylemi görüyorum. Bu iki ifadenin karışıklığa yol açması İngilizce’nin yapısından değil; Türkçe’nin yapısından kaynaklanmaktadır. My children were sleeping when I arrived home. (Eve vardığımda çocuklarım uyuyorlardı) My children had been sleeping when I arrived home. (................uyumaktaydılar.) Thomson’un Grameri adlı Kitaptan bir örnek:
I saw the man on his knees when I opened the door. I understood that he had been looking
Past Perfect Cont. Past Continuous Yukarıdaki zaman çizelgesinde de gözlendiği gibi bir de Past’ın sonrası gerçekleşen olaylar vardır. Diyelim ki geçen hafta biri ile görüştük ve o, işinden istifa edeceğini söyledi. Bu iki olay nasıl aktarılacak? Eğer biz onunla görüştüğümüzde istifa etmiş olsaydı ve bunu bize söyleseydi bu durumda biz cümlemizi S. Past ve Past Perfect ile kurardık. Yani cümlemiz; He said that he had resigned. (O istifa ettiğini söyledi) olurdu. Eğer biz onunla görüştüğümüzde yukarıda dediğimiz gibi istifa edeceğini söyleseydi bu durumda cümlemiz; He said that he would resign. (O istifa edeceğini söyledi) olur. Geçmişin sonrası durumunda, sonraki eylem bir devamlılık da arz edebilir. Eğer eylem sürekli bir eylem ise, continous ile verilmelidir. O zaman cümlemiz; He said that he would be working as a manager at the bank. (O, bankada müdür olarak çalışacağını söyledi)
When: .....dığı zaman |

