Şimdi sessizce ayağa kalk Allah Yardımcımız olsun

MANiFESTOMDUR
Evet belki çok haklıyız yada çok haksız. Suçu birilerine atmak kimsenin acısını dindirmeyecek yada o canları geri getirmeyecek. Lafım o yada bu partiye değil lafım o yada bu partiye oy verenlere de değil , hangi renkten olursan ol altında toplandığımız bayrak aynı, din aynı, Allah aynı, yaşadığımız beraber nefes aldığımız topraklarda aynı politika ve yönetim uğruna birbirimizi paramparça ettik öldürdük nefret ettik.
 
Biz bunlarla boğuşurken birileri ellerini ovuşturup ülkenin parçalanmasını izledi. Hepimizin farklı ırklardan yada kanlardan partilerden dostlarımız var. Yan yana geldiğimizde o ayrımcılıkları umursamadan sarılmışlıklarımız, aynı kaptan yemek yemişliğimiz var. Bizler bölünmeye renklerden bayraklardan başladık. Birbirimize karşı hiçbir kinimiz yokken. Müslümanları dışında herkes birbiri ile iyi geçindi, biz ise birbirimizi vurduk. Fakat sonuçta üzülen ve ağıtlar yakan, harap edilen yine bizler olduk.
 
Elimize yüz yıllardır bir din tutuşturdular, bizi o güzelim dinden öyle bir korkuttular öyle uzaklaştırdılar ki, günahı sevap, sevabı günah sandık. Fakat şuna dikkat ettik ki, din ile alakası olmayanlar bile, belki de hayatları boyunca en az günah işleyenler oldu. Kur'an da şöyle bir emir vardır Müslüman'ın müslümana canı haramdır. Bizler burada birbirimizi parçalarken, onlara hiçbir şey olmadı ve bizim birleşmemiz için hep sahte vaatlerde bulundular. Biz ki Allah'tan kitaptan korkan bu uğurda yanlış bir şey söylemeye dahi çekinen insanlar olarak, bir politikacıyı peygamberlik mertebesine çıkardık. Bastığı yerleri kutsal toprak olarak ilan ettik. Bizler dizilerle, yarışma programları ile hatta futbol maçları ile izleyip oyalanırken koskoca ülkemiz elden gitti.
 
Peki kendimize soruyorum bundan 10 küsur yıl önce birbirimizi hiç bu kadar yedik mi? Böyle kavgalar ettik mi? Polisimiz ile çatıştık mı, hiç onlardan bu kadar nefret edip kin duyduk mu? HAYIR, hiç birimizi satırla kovaladık mı? HAYIR, birbirimize hiç bu kadar ağız dolusu hakaretlerde bulunduk mu? HAYIR, politikacı abilerimize bakın hepsi koca, koca adamlar birbirlerine laf yetiştiriyorlar.
 
Hepsi birbirini suçluyor ve hakaret ediyor, biz bunlara güveniyor hatta tapıyoruz her şeyi bırakın saygı duyuyoruz. Fakat birbirimizden haberimiz bile yok. Yakında yaşadığımız bu toprakların hiçbir metre karesi bize ait olmayacak ama asıl en vahim durum şu; onlara lanet edip ülkemizi korumaya çalışırken birbirimizden olduk ve değerlerimiz yerle bir oldu. Tutunacak tek bir dal bırakmadık ki, oturduğumuz dalı bile kestik ve hızlıca düşüyoruz. Başımızdaki adamları savunup o ne yapsa yeridir derken ay sonu alacağımız maaşımızı düşündük, yada alamadığımız alsak da kalan para ile nasıl geçineceğimizi düşündük. Dünya bir oyun senaryoyu birileri yazar ve biz oynarız, asıl mevzu bundan sonra oynayıp oynamayacağımız! Evet Türk halkının ateşlenmesi için küçük bir kıvılcım bile yeterlidir bunu onlarda gayet iyi biliyor.
 
Ve sokağa dökülüyoruz sonrada kendi insanımızı vurmaya başlıyoruz, yine birileri bu duruma gülüyor, sonuç koca bir hiç, koca bir boşluk ve kocaman bir nefret, şunu unutmayın eğer bu ülke giderse, zamanında birbirimize taşlarla, tomalarla çatıştığımız kardeşlerimizle aynı evde kalıp ocakta pişen aynı yemeği yiyebiliriz ve birbirimize baktığımızda utanç içinde başımızı öne eğebiliriz. Fakat işte o zaman çok geç kalmış olunacak. Sokaklara dökülmek güzel hakkını aramak ve onu savunmak en doğal hakkımız.
 
Onlar bolluk içinde yaşayıp kuralları koyarken bizler canımızın çektiği bir şeyi almak bir yana dursun bankalara olan borcumuzu nasıl ödeyeceğiz diye kara kara düşündük hep. Yapacağımız en akıllıca direniş sesiz olan olmalıdır. Kavga yok, çatışma yok, küfür yok, yolları kapatmak yok, sağa sola esnafa hiçbir türlü zarar vermek yok. Kan yok, can yok, sadece size dayatılanı kabul etmeyin, belli mekanlara gitmeyin, gereksizce tüketmeyin, bazı tüketim yerlerini protesto edip tekrar oralara oturmayın. Gereksiz borca girmeyin borçlu olmak demek köle olmak demektir.
 
Ülkenin başına kimin geçtiğinin yada onu kimin koyduğunun zerre dahi önemi yok artık, önemli olan tek şey şudur ; senin duruşun, senin onurun, senin hayatın. Bizim sizlerle hiçbir derdimiz yok, derdimiz bizi bu hale getirenlerle, bizi aldatanlarla. Senin ölmen yada acı içinde yaşıyor olman bu adamların umurunda bile değil. Ama şuan emin ol ki, sen borç içinde yüzüp acılar çekerken, onlar bankadaki paralarını saymakla meşguller. Birilerinin ne giyemeyeceğini ne de yiyemeyeceğini düşünür. Aklını kullan televizyondan uzak dur ve sana her dayatılanı kabul etme. Az tüket, politikacılar sadece senin duymak istediklerini söyler, eğer ülkeni korumak istiyorsan bilinç sahibi olmak zorundasın aksi halde tek göreceğimiz şey bu olacak (Yok edilmiş bir Türkiye). Şimdi sessizce ayağa kalk. Allah cc Yardımcımız olsun.

Op.Dr. Feridun KUNAK Ortopedi Travmoloji Akupunktur ve Hipnoz Uzmanı Kimdir Biyografisi Özgeçmişi Hayat Hikayesi Resimleri


opr.dr. ferudun kunak
A. Feridun KUNAK
Ortopedi ve Travmoloji Uzmanı
Akupunktur ve Hipnoz Uzmanı

ÖZGEÇMİŞ

1950 SENESİNDE ANKARA ‘da doğmuş ilk  orta lise tahsillerini Ankara ‘da yapmıştır. 1976 senesinde EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİN ‘den mezun olmuştur. Bursa MUSTAFA KEMAL PAŞA hükümet tabipliği ve İstanbul da yapmış olduğu askerlik görevinden sonra 1978 ve 1980 seneleri arasında Van Erciyes devlet hastanesinde Başhekimlik yapmıştır.

25 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Next Event

Eventus 2015
25-28 September 2015
Orlando, Florida

Hakkımızda

JetNetCity 1997 yılından bu yana hizmet vermektedir. Yıllar boyunca tüm müşterilerimizin beğeni ve saygısını kazanarak yolumuza devam ettik. Bu çabayı halen göstermekteyiz.

Bize Bağlı Kalın:

    

İletişim

JetNetCity Hakkında Genel Bilgi İletişim için:
  info (@) jetnetcity.com
  +90.262.331.70.05
  Belsa Plaza No.159